İdari İşler

İyi Dinleyici Olma Egzersizi Sınıfta Nasıl Uygulanır?

Bir öğrenci konuşmasını bitirdiğinde arkadaşı yalnızca “Tamam” diyorsa ne kadarının anlaşıldığı belli olmayabilir. İyi dinleyici olma egzersizi, öğrencinin duyduklarını kendi cümlesiyle anlatmasına ve eksik kalan noktayı sormasına fırsat verir. Çalışmanın amacı, anlatıcının ne demek istediğini anlamak ve duyulanı doğru aktarmaktır.

MEB’in ilkokul etkinlik kitabındaki İyi Dinleyici Olma Egzersizi, kısa bir metni dinleme, soru sorma ve özetleme üzerinde durur. Ortaokuldaki Aktif Dinleme Becerisi Kazandırma etkinliğinde özet ve geri bildirim de bulunur. Aşağıdaki anlatı kartı ve konuşmalar, İletişim Ve Sosyal Beceriler alanındaki bu konular için hazırlanmış özgün sınıf uyarlamasıdır. MEB İlkokul Etkinlik Kitabı, s. 35. MEB Ortaokul Etkinlik Kitabı, s. 36.

İyi Dinleyici Olma Egzersizi İçin Hazırlık

Öğretmen, öğrencilerin birbirini rahatça duyabileceği ikililer oluşturur. Bir kâğıda yazılmış kısa anlatı ve not almak isteyenler için kalem yeterlidir. Yaklaşık yirmi dakikalık bir süre düşünülebilir; bu, resmî kitapta verilmiş bir süre değil, sınıf için öneridir. Okuma güçlüğü yaşayan öğrenci metni öğretmenden dinleyebilir. Anlatıcının sesini duymayı zorlaştıran sınıf gürültüsü varsa konuşmalar daha küçük gruplarla sürer.

Başlangıçta öğretmen bir öğrenciyle kısa bir konuşma örneği gösterir. Dinleyici, anlatı bitmeden kendi hikâyesine geçmez; anlamadığı yeri konuşmanın sonunda sorar. Göz teması kurmak tek başına dinlemenin ölçütü sayılmaz. Öğrenci konuşanı dinlerken başka bir noktaya bakabilir. Öğretmen, öğrencinin duruşundan sonuç çıkarmak yerine dinlediğine verdiği yanıtı dikkate alır.

Anlatı Kartında Ne Var?

Özgün kartta şu kısa olay yer alır: “Teneffüste bahçeye çıkacaktım. Sınıf kitaplığının önünde yere düşmüş iki kitap gördüm. Kitapları yerine koyarken zil çaldı. Bahçeye çıkamadım ama kitapların ezilmesine de izin vermedim.” Bu kurgusal anlatı, öğrencilerin özel bir yaşantısını açıklamadan çalışmaya katılmasını sağlar. Öğrenci kendi hayatından bir olay anlatmak zorunda değildir.

Anlatıcı karttaki olayı okur ya da dinledikten sonra kendi sözcükleriyle aktarır. Dinleyici, anlatı bittikten sonra anladığını kısa bir cümleyle söyler. Örneğin “Kitapları topladığın için bahçeye çıkamadın” diyebilir. Anlatıcının “Evet, ama kitapların zarar görmemesine sevindim” yanıtı, ilk özette duyguyla ilgili bir ayrıntının eksik kaldığını gösterir. Dinleyici, “Hem teneffüsü kaçırmana üzüldün hem kitapları koruduğuna sevindin; doğru mu anladım?” diye sorabilir.

Öğretmen bu konuşmada doğru duyguyu hemen kendisi söylemez. Anlatıcıya, arkadaşının özetini doğrulama veya düzeltme fırsatı tanır. Dinleyicinin tahmini farklıysa konuşma yeniden denenir; yanlış anlamayı fark etmek etkinliğin yararlı bir parçasıdır. Ardından roller değişir. İkinci anlatıcı, aynı karttaki olayın kendi seçtiği ayrıntılarını vurgular; eşinin cümlelerini ezberleyerek tekrarlaması beklenmez.

İlkokul Ve Ortaokulda Dinleme

İlkokulda öğretmen anlatıyı kısaltabilir ve kitaplık, kitap, zil gibi basit çizimlerle destekleyebilir. Öğrencinin iki temel olayı sırasıyla anlatması yeterli bir başlangıçtır. “Önce ne oldu?” ve “Sonra ne değişti?” soruları konuşmayı kolaylaştırır. Burada tüm ayrıntıları hatırlama yarışı yoktur; öğrenci anlamadığı kısmı yeniden dinleyebilir. Çizimler anlatıyı destekler, öğrencinin yerine cevap vermez.

Ortaokulda aynı kart, olay ile yorum arasındaki farkı konuşmaya elverir. “Kitapları topladı” anlatıda bulunan bir bilgidir; “Arkadaşlarına kızdı” ise metinde yer almaz. Dinleyici emin olmadığı yorumu kesin bilgi gibi aktarmak yerine soruya dönüştürür. Öğretmen, öğrencilerin uzun öğütler vermeden karşılarındakini anlayıp anlamadıklarını yoklamasına dikkat eder. “Ben olsam bahçeye çıkardım” cümlesinin anlatıyı özetlemediği, konuşmanın içinde fark edilebilir.

Dinlediğini Gösteren Davranış

Öğretmenin gözlem notu, öğrenciyi “iyi dinleyici” diye etiketlemekten daha somut olabilir: “Eşli dinleme çalışmasında anlatının ana olayını kendi cümlesiyle aktardı; duyguyla ilgili ayrıntıyı anlamak için ek soru sordu.” Bir başka örnek de “Arkadaşı konuşurken araya girdi; kısa bir hatırlatmanın ardından anlatının bitmesini bekledi” cümlesidir. Bunlar gerçek öğrenci kayıtları değildir; yalnızca gerçekleşen davranışa göre kullanılabilecek örneklerdir. Ayrıntılı kayıt yaklaşımı Yaşam Becerileri gözlem formunda öğretmen notları rehberinde açıklanır.

Her öğrenciyi aynı oturumda ayrıntılı gözlemek mümkün olmayabilir. Öğretmen, gözleme fırsatı bulamadığı davranış hakkında sonuç üretmek yerine sonraki eşli çalışmada o öğrenciyi dinler. Öğrencinin kendi değerlendirmesi de konuşmaya katılır: “Arkadaşımın ne olduğunu anladım ama nasıl hissettiğini sormadan varsaydım.” Böyle bir cümle, bir sonraki konuşmada neye dikkat edebileceğini açıkça gösterir. Etkinliğin yıllık dağılımı Yaşam Becerileri yıllık çalışma planı örneğinde görülebilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu